25 Ocak 2013 Cuma

şiddete karşı Aydın’da el ele...

Kadınlar; "TÜRK KADINLAR KONSEYİ" önderliğinde şiddete karşı el ele verdi
Türk Kadınlar Konseyi (Derneği) Genel Başkanı Sayın Işılay SAYGIN: "Yıllardır yasa çıkıyor ancak, her nedense bir türlü sonuç alınamıyor.  Eğer hep birlikte çalışırsak şiddeti önleyebiliriz." dedi...
Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Suat Deniz: Kadın muhabir ve yazar oranı artarsa kadına yönelik şiddet haberleri basında daha geniş ele alınabilir
Yeni Asır Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı: Basının konuyu sık sık gündeme getirmesi, yetkililerin bu konuda daha hızlı hareket etmesini sağlıyor
Türk Kadınlar Konseyi Derneği Aydın Şubesi'nin düzenlediği panelde kadına yönelik şiddetle mücadelede medyanın rolü ele alındı. Türk Kadınlar Konseyi Derneği Genel Başkanı ve eski bakan Işılay Saygın, yıllardır kadına şiddeti önlemeye yönelik çalışmalar yapılmasına rağmen şiddetin önlemediğini söyledi. Saygın, "Hep birlikte çalışarak şiddeti önlemeliyiz" dedi. Yeni Asır Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı, "Kadına şiddet olaylarını haberleştirirken olayın mağdurunu değil, failini odağa alıp kadını kurban olarak konumlandırmadan haber konusu yapıyoruz. Kadınlara yönelik yeni hak ihlalleri yaratmamaya, kadınları teşhir etmemeye, haberlerimizle şiddeti gerekçelendirmemeye özen gösteriyoruz" diye konuştu.
Kimler katıldı
Aydın'daki panele Türk Kadınlar Konseyi Derneği Genel Başkanı ve eski bakan Işılay Saygın, Türk Kadınlar Konseyi Derneği Aydın Şube Başkanı Tülay Aydın, Yeni Asır Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı, Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Suat Deniz, CHP İl Kadın Kolları Başkanı Saadet Kavasgil, MHP İl Kadın Kolları Başkanı Serap Canbazoğlu ile birlikte dernek üyesi kadınlar ve partilerin kadın kolları üyeleri katıldı. Derneğin Aydın Şube Başkanı Tülay Aydın, basında sürekli gündemi işgal eden kadına yönelik şiddete dikkat çekmek ve bu konuda duyarlılık oluşturmak amacıyla paneli düzenlediklerini söyledi.
'Türkiye'ye örnek olmalı'
Türk Kadınlar Konseyi Derneği Genel Başkanı Işılay Saygın, bakanlık yaptığı dönemde 100'e yakın kadın derneğiyle birlikte çalışarak aile içi şiddeti önlemeye yönelik yasa çıkarıldığını anlattı. Saygın, "Kadına yönelik şiddet, sadece Türkiye'nin değil, dünyanın sorunu. Türkiye'de bununla ilgili yıllardır yasalar çıkarılarak çalışmalar yapıldı ama şiddetin önlenmesinde başarılı olunamadı. Hep birlikte çalışarak şiddeti önlemeliyiz. Aydın şubemizin 20 çocuğa burs vererek okutması Türkiye'ye örnek olmalı. Kendilerini bunun için kutluyorum" diye konuştu.
'Empati kuruyorum'
Yeni Asır Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı, şu an Türkiye'de genel yayın yönetmenliği görevini yürüten tek kadın olduğunu hatırlattı. Bursalı şunları söyledi: "Kadına şiddetle ilgili olaylarda haberi kullanırken kadın bir yönetici olarak empati kuruyorum. Bu bakımdan Yeni Asır'da görev yatığım 5 yıllık süreçte bu tür olaylarda olayın mağdurunu değil, failini odağa alarak kadını kurban olarak konumlandırmadan haber konusu yapıyoruz. Kadına yönelik şiddeti haberleştirirken kadınlara yönelik yeni hak ihlalleri yaratmamaya, kadınları teşhir etmemeye, haberlerimizle şiddeti gerekçelendirmemeye özen gösteriyoruz. Kadına yönelik şiddeti içeren haberlerin kullanılıp kullanılmaması konusunda tartışmalar da yapılıyor. Açıkçası ben bu tür haberlere yer vererek bir farkındalık oluşturulmasından yanayım. Çünkü basın konuyu gündeme getirdiğinde yetkililer, bu konuda daha çabuk hareket ediyor. Gazetemiz kadına şiddet haberlerinin dışında başarılı kadın hikayelerini sayfalarına taşıyor. İdealimiz, başarılı kadın hikayelerini topluma yansıtıp daha çok kadını çalışma hayatına kazandırabilmek." Bursalı, siyasette kadının daha çok yer alması bakımından partilerin kadın kotası uygulamasını doğru bulduğunu ancak bu algı güçlendikten sonra bu uygulamaya son verilmesi gerektiğini ifade etti.
'Çalışan sayısı artmalı'
Kadına yönelik şiddet konusunu gazete küpürlerinden örneklerle anlatan Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Suat Deniz, Türkiye'de yazılı basındaki kadın muhabir ve yazarların oranının yüzde 20 civarında olduğunu vurguladı. Deniz, bu oranın artmasıyla kadına yönelik şiddet haberlerinin basında daha farklı şekilde ele alınacağını ve mücadelede ciddi fayda sağlayacağını kaydetti.
(Yeni Asır, 25 Ocak 2013 - KAZIM YÖRÜKCE

12 Ocak 2013 Cumartesi

Manisa Şubemizden haber var...

Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Manisa Belediyesi ve Türk Kadınlar Konseyi işbirliği ile düzenlenen Halı ve Tarihi Manisa Bezi sergisinin açılışını gerçekleştirdi.
Halk Eğitim Merkezi, Türk Kadınlar Konseyi Manisa Şubesi ve İşkur işbirliğiyle düzenlenen el ürünleri ve Manisa bezinden ürünler ile Sındırgı Yağcı Bedir halılarının sergilendiği yeni yıl sergisi eski Devlet Bakanı Işılay Saygın’ın da katılımıyla Kültür Sitesi Lale Salonu’nda açıldı. (Manisa, 11 Ocak 2013)

21 Aralık 2012 Cuma

“Sümer’den Günümüze İnsan Hakları ve Kadın Hakları”

Prof. Dr. Muazzez İlmiye Çığ: 
Tepkinizi dile getirin
Devlet eski Bakanı ve Türk Kadınlar Konseyi Derneği (TKKD) Genel Başkanı Işılay Saygın; Prof. Dr. Muazzez İlmiye Çığ
Türkiye’nin ilk iki Sümerolog’undan  biri olan Muazzez İlmiye Çığ, “Sümer’den Günümüze İnsan Hakları ve Kadın Hakları” konulu konferansıyla İzmirlilerle buluştu.
*
Çığ "İlkokulu Çorum’da okudum. Kur’an kursuna gittik ama başımız örtmedik. Cumhuriyetten evvel de kızların başı açıktı. Şimdi beş yaşındaki kız çocuklarının bile başı kapatıldı. Atatürk’ün laiklik, kılık kıyafet, kadın erkek eşitliği gibi yaptığı tüm devrimler karşı devrimlerle yıkılmak isteniyor. Nasıl oldu da bu durumlara geldi anlamıyorum" dedi
*
Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Sanat Merkezi Avni Anıl Salonu’nda gerçekleştirilen panele Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan, sivil toplum kuruluşları ve İzmirliler büyük ilgi gösterdi. 
*
Salonu dolduran büyük çoğunluğun kadınlar olduğuna dikkat çeken Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan, İzmirli kadınların Cumhuriyet’e ve Atatürk’e olan bağlılıklarını her zaman en iyi şekilde gösterdiklerini belirtti. Tartan, kişiliği ile abide bir ismini ağırlamaktan onur duyduklarını ifade ederek, “Güneş gibi bir insansınız. İlmiyle, kişiliği ile Cumhuriyet kadınları içinde örnek bir isimsiz. İsminizin anlamı da ‘sevilen, saygı duyulan insan demek. Adınız gibi bir insansınız” dedi. Başkan Tartan, M. Ö 2 bin 500 yıl önce Sümerlerin bir şiirinde; kötülerin yok olduğunu ama iyilerin ölümsüz olduğunu anlattığını söyledi. 
*
Hınca hınç dolu salonu gören Çığ, çok duygulandığını belirterek, “Atatürkçü İzmir kadınları ve erkekleri beni şaşırtmadı” diyerek sivil toplum üyesi kadınları kutladı. Çığ, kadınları örgütlenmeye, birlik beraberlik olmaya davet ederek, “Bu ülke Kurtuluş Savaşı sırasında kadınların özverisi sayesinde başarıya ulaşıldı. Memleketimiz büyük tehlike altında. Şimdi yine kadınlara büyük iş düşüyor. Bunun için de örgütlenmek gerekiyor. Kadınlar size büyük iş düşüyor” dedi. 
"ATATÜRK DEVRİMLERİNE KARŞI DEVRİM YAPILIYOR"
Günümüzde Atatürk’ün devrimlerine karşı devrim yapılmakta olduğunun altını çizen 98 yaşındaki Çığ, 1931 yılında Eskişehir’de öğretmen olarak çalıştığı belirterek, “Ne okullarda ne de çalışma arkadaşlarımız arasında kız erkek ayrımı yoktu. Son derece medeni ilişkiler içinde bir arada zaman geçirirdik. Balolara gidip eğlenirdik. Şimdi bu ayrımcılık nasıl çıktı anlamıyorum. İlkokulu Çorum’da okudum. Kur’an kursuna gittik ama başımız örtmedik. Cumhuriyetten evvel de kızların başı açıktı. Şimdi beş yaşındaki kız çocuklarının bile başı kapatıldı. Atatürk’ün laiklik, kılık kıyafet, kadın erkek eşitliği gibi yaptığı tüm devrimler karşı devrimlerle yıkılmak isteniyor. Nasıl oldu da bu durumlara geldi anlamıyorum” dedi. Atatürk’ün Kur’an_ı Kerim’i de Türkçe’ye çevirttiğini de hatırlatan İlmiye Çığ, “Atatürk gazetelerde dinin ne iyi ne de kötü eleştirilmesine izin vermedi. Laikliği getirerek din ve devlet işlerini birbirinden ayırdı. Ama bugün devlet kurumlarına başörtüsüyle din sokuluyor. Fransa’da bile bir çocuk boynunda haçlı kolye ile okula gidemez. Ama bizde okullara baş örtüsüyle kız çocukları gönderiliyor. Bu ayrımcılıktır. Olanlara tepki göstermezsek Türkiye daha kötüye gidecek. Başbakanın, hükümetin olumsuz tavrına tepki göstermek en tabii hakkınız. Mektuplar yazın, telgraflar çekin. Korkmayın. Kürtaj için çıkarılan yasaya tepkiler gelince yeni düzenlemeler yaptılar. Ben tepkimi, eleştirimi yazarak Başbakana, milletveerine iletiyorum, siz de yapın” diye kadınları tepkilerini göstermeye davet etti. 
*
Çığ, topraklarımızın yabancılara satılmasını da eleştirerek, izin verilmemesi gerektiğini, bu gidişle yabancıların bizi topraklarımızdan kovabilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuzu söyledi. 
SÜMERLER DE  KADINLAR BUGÜNKÜNDEN DAHA ÖZGÜRDÜ
4 bin yıl önce yaşamış olan Sümerlerin çok medeni ve kadın erkek eşitliğine dayalı bir yaşamları olduğunu vurgulayan Çığ, “Binlerce yıl önce Sümer kadınları çok özgürdü. Çok tanrılı dinleri olmasına rağmen evliliklerini tanrı için yapmazlar yani dini nikah yapmazlardı. Resmi nikah kıyarlardı. Kadın erkek eşitti. Kadınların ticaretle uğraşıyordu. Miras kız çocuklarına veriliyordu. Sümerlerde mabetlerde seks öğreten kadınlar vardı diğer kadınlardan ayrılması için onlar başörtüsü takardı. Şimdi başörtüsü takmaları için fakir ailelere paralar bağlandı. Böylece başörtüsü okullara girdi. Başörtüsü Sümerlerden bu zamana nasıl geldi. İş çığırından çıktı” diyerek tepkisini dile getirdi. 
 *
Öte yandan, Devlet eski Bakanı Türk Kadınlar Konseyi Derneği (TKKD) Başkanı Işılay Saygın, Muazzez İlmiye Çığ’ı İzmir’de konuk etmekten büyük onur duyduklarını kaydederek, kadın kuruluşlarına büyük destek verdiği için Başkan Tartan’a teşekkür etti. Saygın, “Bu destek olmazsa kadın kuruluşları, dernekleri ayakta kalamaz. Sivil toplum kuruluşlarına her zaman yanında olan Başkan Tartan’a teşekkürler” dedi.

4 Aralık 2012 Salı

KKTC; "Kıbrıs Türk Kadınlar Konseyi"

Gençlerin Sosyal Uyum Bozuklukları konulu panel düzenlendi
KKTC, "Kıbrıs Türk Kadınlar Konseyi" Türkiye’de faaliyet gösteren "Kadın ve Gençlik Platformu Derneği" ile işbirliği içerisinde bir panel düzenledi
21/11/2012 - T.A.K.
Kıbrıs Türk Kadınlar Konseyi, Türkiye’de faaliyet gösteren Kadın ve Gençlik Platformu Derneği ile işbirliği içerisinde “Gençlerin Sosyal Uyum Bozuklukları” konulu bir panel düzenledi.
Panelde Dr Rasiha Kandulu, Prof Dr Nilgün Sarp ve Prof Dr Abdülkadir Çevik birer konuşma yaptı.
Paneli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi, Meclis Başkanı Hasan Bozer’in eşi Sonay Bozer ve Başbakan İrsen Küçük’ün eşi Gülün Küçük de izledi.
Panelin açılış konuşmasını yapan Kıbrıs Türk Kadınlar Konseyi Başkanı Dr. Latife Birgen, sosyal uyum bozukluğunun sadece gençleri değil aileleri de yakından ilgilendiren bir sorun olduğunu belirtti.
Kadın ve Gençlik Platformu Derneği Başkanı Profesör Doktor Rüveyde Akbay ise konuşmasında gençlere çağrıda bulunarak toplantılara katılmalarını ve problemlerini paylaşmalarını istedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi de ülkenin en önemli sorunlarından biri ile ilgili panel düzenledikleri için Kıbrıs Türk Kadınlar Konseyi ile Kadın ve Gençlik Platformu Derneği yetkililerini tebrik etti.
Bakanlık olarak gençlerin güvenli ve sağlıklı bir şekilde gelişimlerini sağlamak için çalışmalar yürüttüklerini belirten Ünverdi, bu konular ile ilgili birkaç merkez kurduklarını ifade etti.
Panelin konuşmacılarından Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Gençlik ve Ergen Psikiyatristi Dr Rasiha Kandulu dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu konusunda bir sunum yaptı.
Dr Kandulu’nun ardından söz alan Lefke Avrupa Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof Dr Nilgün Sarp, Erkenlik dönem ile ilgili katılımcılara bilgi verdi.
Panelde son olarak söz alan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof Dr Abdülkadir Çevik de “Gençlerin Sosyal Uyum Bozuklukları” konusunda bir konuşma yaptı.

19 Kasım 2012 Pazartesi

Aydın Şube'mizin Atatürk Etkinliğinde Erol Ertuğrul Konuşmacıydı

Türk Kadınlar Konseyi Derneği Aydın Şubesi'nin Atatürk Etkinliğinde Erol Ertuğrul Konuşmacıydı
Türk Kadınlar Konseyi Derneği Aydın Şubesi üyesi Aydınlı kadınlar, Atatürk'ün 74. ölüm yıldönümü ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle düzenlenen yemekli etkinlikte biraraya geldiler. ADD Aydın Şubesi Kurucu Onursal Başkanı ve Aydınlık Gazetesi köşe yazarı Avukat Erol Ertuğrul da konuşmacı olarak katıldığı yemekte “Atatürk, Cumhuriyet ve Türk Kadını” konulu bir konuşma yaptı.
Etkinliğin başlangıcında konuşan Türk Kadınlar Konseyi Derneği Aydın Şubesi Başkanı Tülay Aydın, konuşmasında özetle şunları söyledi:
“Bugün aramızda çok değerli bir konuşmacı konuğumuz var. Sayın Avukat Erol Ertuğrul, hepimizin tanıdığı, sevdiği saydığı bir dostumuz. Onun Atatürkçü kimliğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Öncelikle Atatürkçü Düşünce Derneği Kurucu Başkanı olduğunu, avukat olduğunu, aydın olduğunu, yazar olduğunu çok iyi biliyoruz. Ama benim için çok daha özel bir yanı var, Sayın Ertuğrul herşeyden önce mükemmel bir baba. Çünkü ben oğlunun öğretmeniyim.
Herşeyden önce, laik, sosyal hukuk devleti, Atatürk ilke ve inkılaplarının sıkı takipçisi bir Cumhuriyet kadını olarak, Ulu Önder Atatürk'ün önünde büyük bir saygıyla eğiliyorum. İyi ki bizim liderimiz Atatürk'tür. Eğer Atatürk olmasaydı, bugün burada bu toplantıyı bile yapamayacaktık.
Bizler gerçekten şanslı kadınlarız. Ulu Önder Atatürk, birçok Avrupa ülkesinden önce Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanımıştır. Türk kadını için demiştir ki, 'Ulusun kaynağı, toplumun dayanağı...' Ne mutlu bizlere ki, böyle büyük bir devlet adamımız var, O'nun inkılapları var ve ne mutlu bizlere ki, halâ onun dimdik savunucuları var. Bizler yaşadığımız sürece Atatürk'ümüz yaşayacak, Cumhuriyet yaşayacak. Biz de özgür, çağdaş kadınlar olarak elimizden geleni yapmaya çalışacağız.
Derneğimiz AB Kadınlar Konseyi'ne bağlı tek kadın kuruluşudur. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu'na bağlıdır ve özellikle Aydın şubemiz, eğitim ve sağlık alanındaki çalışmalarıyla öne çıkmıştır. Haydi Kızlar Okula kampanyasının Aydın il temsilciliğini büyük bir başarıyla yürütmüştür. Birçok genç kızımızı okullu yapmıştır. Bu ve benzeri birçok çalışmalarımız var. Tabii bütün bunları yaparken  siz değerli üyelerimizin katkılarının bilincindeyiz. Hepinize bu katkılarınız için çok teşekkür ederim.
3 Ekim'de derneğimiz Dernekler Müdürlüğü'nce denetlenmiştir. Bu denetlemeden yüzümüzün akıyla çıktık. 16 Ekim'de bu yıl ilk defa Türk Kadınlar Konseyi Derneği Genel Merkezi'nce Manisa'da konsey zirvesi düzenlendi. Bu gerçekten çok başarılı ve iyi bir çalışmaydı. Her yıl bir başka ilde yapılma kararı alındı.”
Tülay Aydın, zirvede bu yıl için belirlenen ortak hedefler arasında Gıda Güvenliği, Kadına Yönelik Şiddet konusunda Gelincik Projesi adı altında genel merkez ve Ankara Barosu'nun ortaklaşa bir çalışması ile, Hayatın Mucizesi Su, Yaşlı Dostu Türkiye, KAPOGEM (Kadınlar İçin Politika Geliştirme Merkezi) ve Twin (İkiz) projelerinin bulunduğunu söyledi.
Başkan Aydın, ayrıca her yıl düzenli olarak burs vererek okuttukları öğrencileri de hatırlatarak, bu öğrencilerin okuması için bu burslara destek çağrısı yaptı.
Tülay Aydın'ın konuşmasının ardından, derneğe yeni katılan üyelere rozetleri takıldı.
Rozet töreninin ardından, Avukat Erol Ertuğrul bir konuşma yaptı. Ertuğrul, konuşmasının başlangıcında Başkan Tülay Aydın'a kendisi hakkındaki sözlerinden dolayı teşekkür ederek, dernek üyeleri ile biraraya gelmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi. Ertuğrul, konuşmasının ilk bölümünde özetle şunları söyledi:
“Her yıl Cumhuriyet'imizin kuruluşunu kutluyoruz. Ata'mızı her yıl 10 Kasım'da anıyoruz. Ama hiç bu yılki kadar görkemli, farklı anmadık. Cumhuriyet'i bu yıl 89. yıldönümünde kutladığımız kadar coşkuyla, yürekten kutlamadık. Ne demişti Sayın Başbakan Erdoğan? 'Ulusal bayramlarımızı tören alanlarına sıkıştırmayalım, halkımız özgürce içinden geldiği gibi kutlasın' demişti. Ama ben inanıyorum ki, O bunu söylerken ve ulusal bayramlarımızı yasaklarken, kısıtlarken, anıtlara çelenk koymayı engellerken, bayraklarla sokaklarda yürüyen insanlara basınçlı su, biber gazı sıkılırken, O umdu ki insanlar korkacak, sinecek, alanlara çıkmayacak ve ulusal bayramlarımız onların istediği gibi alanlarda sıkıştırılacak.
Ama öyle olmadı. 1 milyon kişi Ankara'da ilk Meclis'in önünde toplandı ve polis barikatlarını yıkarak Anıtkabir'e yürüdü. Siyasal güç Atatürk sevgisini, Cumhuriyet sevgisini engelleyemedi. Sonra ne oldu? 10 Kasım'da 1 milyonu aşkın kişi, o yağmura karşın, 2,5 saat ayakta, iliklerine kadar ıslanarak, çocuklar, kadınlar, gençler, yaşlılar ve özürlüler Anıtkabir'e aktılar.
Başbakan o gün Anıtkabir'e gelmedi. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan ve Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü yitirdiğimizden bu yana ilk kez bir başbakan katılmadı anma törenine.” (Güçlü ÇEZİK) - [16-11-2012]

6 Kasım 2012 Salı

SIĞINMA EVİ YARARINA TİYATRO

ÇANKAYA SIĞINMA EVİ YARARINA TİYATRO OYUNU:
"ADIM KADIN" 
 Türk Kadınlar Konseyi Derneği (TKKD) Ankara Şubesi ve Ankara Girişimci Kadınlar Derneği (AGİKAD) işbirliğiyle "Adım Kadın" adlı tiyatro oyunu, Çankaya Sığınma Evi yararına Yılmaz Güney Sahnesi'nde sahnelendi.
            ANKARA - (ANKA) - Türk Kadınlar Konseyi Derneği (TKKD) Ankara Şubesi ve Ankara Girişimci Kadınlar Derneği (AGİKAD) işbirliğiyle "Adım Kadın" adlı tiyatro oyunu, Çankaya Sığınma Evi yararına Yılmaz Güney Sahnesi'nde sahnelendi.
            TKKD (Türk Kadınlar Konseyi Derneği) Ankara Şube Başkanlığı ve AGİKAD (Ankara Girişimci Kadınlar Derneği) işbirliğiyle Devlet Tiyatrosu Oyuncusu ve Yönetmen Neşet Erdem ve AGİKAD Başkanı İnsaf Kılıç tarafından kaleme alınan "ADIM KADIN" adlı tiyatro oyunu, Çankaya Sığınma Evi yararına, Yılmaz Güney Sahnesi'nde sahnelendi.
            Erdem'in çalıştırdığı amatör bir grup olan Simurg Anka Tiyatro Grubu'nun sahnelediği oyunun, "kadına yönelik şiddete dikkat çekmeyi" amaçlandığı belirtildi. Gecede, Sığınma Evi'nde kalan kadınların ürettikleri bez bebeklerin tanıtımı ve satışı da yapıldı. 
-"HERKES KENDİNE DÜŞEN SORUMLULUĞU İYİ YAPARSA ÇÖZÜLMEYECEK PROBLEM YOK"-
            AGİKAD Başkanı ve Simurg-Anka Tiyatro Grubu Kurucusu İnsaf Kılıç, ANKA'ya yaptığı değerlendirmede, kadın sorunlarına daha fazla dikkat çekmek gerektiğini belirterek, "Daha çok kadına el uzatmalıyız. Özellikle şiddete dikkat çekmeliyiz. Asıl sorun, sığınma evinden çıktıktan sonra başlıyor. Evsiz, parasız, sokakta kalıyorlar kadınlar. Proje, 2007 yılında ortaya çıktı. Yönetmen Neşet Erdem'le birlikte kadınların sorunlarını kaleme aldık" dedi.
            Yönetmen Erdem de, oyunda kadınların sorunlarını suistimal etmeden, sanatı kullanarak durumu daha kötü noktalara getirmeden, olması gerektiği dozda ve sadece insanları düşünmeye iten şekilde işlediklerini söyledi. Tiyatronun en önemli işlevinin, durumu ortaya koymak olduğunu vurgulayan Erdem, şöyle konuştu:
            "Burada kanayan ciddi bir yara var ama bu yarayı maalesef kimse görmek istemiyor. Güya kabuk bağlıyor ama içindeki yara hep devam ediyor. Bizim bu oyunda vurguladığımız aslında bu. Burada bir şey çözülemez. Bu konular gündeme geldikçe, gündemde tutuldukça bu olayların daha çok üstüne gitmek mümkün olacaktır.     

            Siyasilerin de en azından daha kalıcı yasalar yapmaya, bu insanların, mazlum olanların korunmasını sağlayacak imkânlar yaratmaya çalışması lazım. Yoksa kişisel çözümlerle bu olmuyor. Biz sanatın penceresinden bakıp oradan çözmek durumundayız, siyasetçi siyaset penceresinden bakıp çözecek, hukuk da onun üzerinden bakacak. Herkes kendi üzerinden... Aydın, entelektüel onun üzerinden bakacak. Herkes kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirirse, çözülmeyecek hiçbir problem yok gibi geliyor bana."
ZEREN ÜNAL 
TÜRK KADINLAR KONSEYİ DERNEĞİ; ANKARA ŞUBE BAŞKANI
(ANKA), 05.11.2012 12:13 (AYÇ/ORH)