28 Ocak 2013 Pazartesi
25 Ocak 2013 Cuma
şiddete karşı Aydın’da el ele...
Türk Kadınlar Konseyi (Derneği) Genel Başkanı Sayın Işılay SAYGIN: "Yıllardır yasa çıkıyor ancak, her nedense bir türlü sonuç alınamıyor. Eğer hep birlikte çalışırsak şiddeti
önleyebiliriz." dedi...
Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Suat Deniz: Kadın muhabir
ve yazar oranı artarsa kadına yönelik şiddet haberleri basında daha geniş ele
alınabilir
Yeni Asır Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı: Basının konuyu sık sık gündeme getirmesi, yetkililerin bu konuda daha hızlı hareket etmesini sağlıyor
Türk Kadınlar Konseyi Derneği Aydın Şubesi'nin düzenlediği panelde kadına yönelik şiddetle mücadelede medyanın rolü ele alındı. Türk Kadınlar Konseyi Derneği Genel Başkanı ve eski bakan Işılay Saygın, yıllardır kadına şiddeti önlemeye yönelik çalışmalar yapılmasına rağmen şiddetin önlemediğini söyledi. Saygın, "Hep birlikte çalışarak şiddeti önlemeliyiz" dedi. Yeni Asır Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı, "Kadına şiddet olaylarını haberleştirirken olayın mağdurunu değil, failini odağa alıp kadını kurban olarak konumlandırmadan haber konusu yapıyoruz. Kadınlara yönelik yeni hak ihlalleri yaratmamaya, kadınları teşhir etmemeye, haberlerimizle şiddeti gerekçelendirmemeye özen gösteriyoruz" diye konuştu.
Kimler katıldı
Aydın'daki panele Türk Kadınlar Konseyi Derneği Genel Başkanı ve eski bakan Işılay Saygın, Türk Kadınlar Konseyi Derneği Aydın Şube Başkanı Tülay Aydın, Yeni Asır Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı, Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Suat Deniz, CHP İl Kadın Kolları Başkanı Saadet Kavasgil, MHP İl Kadın Kolları Başkanı Serap Canbazoğlu ile birlikte dernek üyesi kadınlar ve partilerin kadın kolları üyeleri katıldı. Derneğin Aydın Şube Başkanı Tülay Aydın, basında sürekli gündemi işgal eden kadına yönelik şiddete dikkat çekmek ve bu konuda duyarlılık oluşturmak amacıyla paneli düzenlediklerini söyledi.
'Türkiye'ye örnek olmalı'
Türk Kadınlar Konseyi Derneği Genel Başkanı Işılay Saygın, bakanlık yaptığı dönemde 100'e yakın kadın derneğiyle birlikte çalışarak aile içi şiddeti önlemeye yönelik yasa çıkarıldığını anlattı. Saygın, "Kadına yönelik şiddet, sadece Türkiye'nin değil, dünyanın sorunu. Türkiye'de bununla ilgili yıllardır yasalar çıkarılarak çalışmalar yapıldı ama şiddetin önlenmesinde başarılı olunamadı. Hep birlikte çalışarak şiddeti önlemeliyiz. Aydın şubemizin 20 çocuğa burs vererek okutması Türkiye'ye örnek olmalı. Kendilerini bunun için kutluyorum" diye konuştu.
'Empati kuruyorum'
Yeni Asır Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı, şu an Türkiye'de genel yayın yönetmenliği görevini yürüten tek kadın olduğunu hatırlattı. Bursalı şunları söyledi: "Kadına şiddetle ilgili olaylarda haberi kullanırken kadın bir yönetici olarak empati kuruyorum. Bu bakımdan Yeni Asır'da görev yatığım 5 yıllık süreçte bu tür olaylarda olayın mağdurunu değil, failini odağa alarak kadını kurban olarak konumlandırmadan haber konusu yapıyoruz. Kadına yönelik şiddeti haberleştirirken kadınlara yönelik yeni hak ihlalleri yaratmamaya, kadınları teşhir etmemeye, haberlerimizle şiddeti gerekçelendirmemeye özen gösteriyoruz. Kadına yönelik şiddeti içeren haberlerin kullanılıp kullanılmaması konusunda tartışmalar da yapılıyor. Açıkçası ben bu tür haberlere yer vererek bir farkındalık oluşturulmasından yanayım. Çünkü basın konuyu gündeme getirdiğinde yetkililer, bu konuda daha çabuk hareket ediyor. Gazetemiz kadına şiddet haberlerinin dışında başarılı kadın hikayelerini sayfalarına taşıyor. İdealimiz, başarılı kadın hikayelerini topluma yansıtıp daha çok kadını çalışma hayatına kazandırabilmek." Bursalı, siyasette kadının daha çok yer alması bakımından partilerin kadın kotası uygulamasını doğru bulduğunu ancak bu algı güçlendikten sonra bu uygulamaya son verilmesi gerektiğini ifade etti.
'Çalışan sayısı artmalı'
Kadına yönelik şiddet konusunu gazete küpürlerinden örneklerle anlatan Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Suat Deniz, Türkiye'de yazılı basındaki kadın muhabir ve yazarların oranının yüzde 20 civarında olduğunu vurguladı. Deniz, bu oranın artmasıyla kadına yönelik şiddet haberlerinin basında daha farklı şekilde ele alınacağını ve mücadelede ciddi fayda sağlayacağını kaydetti. (Yeni Asır, 25 Ocak 2013 - KAZIM YÖRÜKCE)
Yeni Asır Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı: Basının konuyu sık sık gündeme getirmesi, yetkililerin bu konuda daha hızlı hareket etmesini sağlıyor
Türk Kadınlar Konseyi Derneği Aydın Şubesi'nin düzenlediği panelde kadına yönelik şiddetle mücadelede medyanın rolü ele alındı. Türk Kadınlar Konseyi Derneği Genel Başkanı ve eski bakan Işılay Saygın, yıllardır kadına şiddeti önlemeye yönelik çalışmalar yapılmasına rağmen şiddetin önlemediğini söyledi. Saygın, "Hep birlikte çalışarak şiddeti önlemeliyiz" dedi. Yeni Asır Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı, "Kadına şiddet olaylarını haberleştirirken olayın mağdurunu değil, failini odağa alıp kadını kurban olarak konumlandırmadan haber konusu yapıyoruz. Kadınlara yönelik yeni hak ihlalleri yaratmamaya, kadınları teşhir etmemeye, haberlerimizle şiddeti gerekçelendirmemeye özen gösteriyoruz" diye konuştu.
Kimler katıldı
Aydın'daki panele Türk Kadınlar Konseyi Derneği Genel Başkanı ve eski bakan Işılay Saygın, Türk Kadınlar Konseyi Derneği Aydın Şube Başkanı Tülay Aydın, Yeni Asır Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı, Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Suat Deniz, CHP İl Kadın Kolları Başkanı Saadet Kavasgil, MHP İl Kadın Kolları Başkanı Serap Canbazoğlu ile birlikte dernek üyesi kadınlar ve partilerin kadın kolları üyeleri katıldı. Derneğin Aydın Şube Başkanı Tülay Aydın, basında sürekli gündemi işgal eden kadına yönelik şiddete dikkat çekmek ve bu konuda duyarlılık oluşturmak amacıyla paneli düzenlediklerini söyledi.
'Türkiye'ye örnek olmalı'
Türk Kadınlar Konseyi Derneği Genel Başkanı Işılay Saygın, bakanlık yaptığı dönemde 100'e yakın kadın derneğiyle birlikte çalışarak aile içi şiddeti önlemeye yönelik yasa çıkarıldığını anlattı. Saygın, "Kadına yönelik şiddet, sadece Türkiye'nin değil, dünyanın sorunu. Türkiye'de bununla ilgili yıllardır yasalar çıkarılarak çalışmalar yapıldı ama şiddetin önlenmesinde başarılı olunamadı. Hep birlikte çalışarak şiddeti önlemeliyiz. Aydın şubemizin 20 çocuğa burs vererek okutması Türkiye'ye örnek olmalı. Kendilerini bunun için kutluyorum" diye konuştu.
'Empati kuruyorum'
Yeni Asır Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı, şu an Türkiye'de genel yayın yönetmenliği görevini yürüten tek kadın olduğunu hatırlattı. Bursalı şunları söyledi: "Kadına şiddetle ilgili olaylarda haberi kullanırken kadın bir yönetici olarak empati kuruyorum. Bu bakımdan Yeni Asır'da görev yatığım 5 yıllık süreçte bu tür olaylarda olayın mağdurunu değil, failini odağa alarak kadını kurban olarak konumlandırmadan haber konusu yapıyoruz. Kadına yönelik şiddeti haberleştirirken kadınlara yönelik yeni hak ihlalleri yaratmamaya, kadınları teşhir etmemeye, haberlerimizle şiddeti gerekçelendirmemeye özen gösteriyoruz. Kadına yönelik şiddeti içeren haberlerin kullanılıp kullanılmaması konusunda tartışmalar da yapılıyor. Açıkçası ben bu tür haberlere yer vererek bir farkındalık oluşturulmasından yanayım. Çünkü basın konuyu gündeme getirdiğinde yetkililer, bu konuda daha çabuk hareket ediyor. Gazetemiz kadına şiddet haberlerinin dışında başarılı kadın hikayelerini sayfalarına taşıyor. İdealimiz, başarılı kadın hikayelerini topluma yansıtıp daha çok kadını çalışma hayatına kazandırabilmek." Bursalı, siyasette kadının daha çok yer alması bakımından partilerin kadın kotası uygulamasını doğru bulduğunu ancak bu algı güçlendikten sonra bu uygulamaya son verilmesi gerektiğini ifade etti.
'Çalışan sayısı artmalı'
Kadına yönelik şiddet konusunu gazete küpürlerinden örneklerle anlatan Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Suat Deniz, Türkiye'de yazılı basındaki kadın muhabir ve yazarların oranının yüzde 20 civarında olduğunu vurguladı. Deniz, bu oranın artmasıyla kadına yönelik şiddet haberlerinin basında daha farklı şekilde ele alınacağını ve mücadelede ciddi fayda sağlayacağını kaydetti. (Yeni Asır, 25 Ocak 2013 - KAZIM YÖRÜKCE)
12 Ocak 2013 Cumartesi
Manisa Şubemizden haber var...
Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Manisa Belediyesi ve Türk Kadınlar Konseyi
işbirliği ile düzenlenen Halı ve Tarihi Manisa Bezi sergisinin açılışını
gerçekleştirdi.
Halk Eğitim Merkezi, Türk Kadınlar Konseyi Manisa Şubesi ve
İşkur işbirliğiyle düzenlenen el ürünleri ve Manisa bezinden ürünler ile
Sındırgı Yağcı Bedir halılarının sergilendiği yeni yıl sergisi eski Devlet
Bakanı Işılay Saygın’ın da katılımıyla Kültür Sitesi Lale Salonu’nda açıldı. (Manisa, 11 Ocak 2013)
21 Aralık 2012 Cuma
“Sümer’den Günümüze İnsan Hakları ve Kadın Hakları”
Prof. Dr. Muazzez İlmiye Çığ:
Tepkinizi dile getirin
![]() |
| Devlet eski Bakanı ve Türk Kadınlar Konseyi Derneği (TKKD) Genel Başkanı Işılay Saygın; Prof. Dr. Muazzez İlmiye Çığ |
Türkiye’nin ilk iki Sümerolog’undan biri olan Muazzez
İlmiye Çığ, “Sümer’den Günümüze İnsan Hakları ve Kadın Hakları” konulu
konferansıyla İzmirlilerle buluştu.
*
Çığ "İlkokulu Çorum’da okudum. Kur’an kursuna gittik
ama başımız örtmedik. Cumhuriyetten evvel de kızların başı açıktı. Şimdi beş
yaşındaki kız çocuklarının bile başı kapatıldı. Atatürk’ün laiklik, kılık
kıyafet, kadın erkek eşitliği gibi yaptığı tüm devrimler karşı devrimlerle
yıkılmak isteniyor. Nasıl oldu da bu durumlara geldi anlamıyorum" dedi
*
Konak Belediyesi Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür
Sanat Merkezi Avni Anıl Salonu’nda gerçekleştirilen panele Konak Belediye
Başkanı Dr. Hakan Tartan, sivil toplum kuruluşları ve İzmirliler büyük ilgi
gösterdi.
*
Salonu dolduran büyük çoğunluğun kadınlar olduğuna dikkat
çeken Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan, İzmirli kadınların Cumhuriyet’e
ve Atatürk’e olan bağlılıklarını her zaman en iyi şekilde gösterdiklerini
belirtti. Tartan, kişiliği ile abide bir ismini ağırlamaktan onur duyduklarını
ifade ederek, “Güneş gibi bir insansınız. İlmiyle, kişiliği ile Cumhuriyet
kadınları içinde örnek bir isimsiz. İsminizin anlamı da ‘sevilen, saygı duyulan
insan demek. Adınız gibi bir insansınız” dedi. Başkan Tartan, M. Ö 2 bin 500
yıl önce Sümerlerin bir şiirinde; kötülerin yok olduğunu ama iyilerin ölümsüz
olduğunu anlattığını söyledi.
*
Hınca hınç dolu salonu gören Çığ, çok duygulandığını
belirterek, “Atatürkçü İzmir kadınları ve erkekleri beni şaşırtmadı” diyerek
sivil toplum üyesi kadınları kutladı. Çığ, kadınları örgütlenmeye, birlik
beraberlik olmaya davet ederek, “Bu ülke Kurtuluş Savaşı sırasında kadınların
özverisi sayesinde başarıya ulaşıldı. Memleketimiz büyük tehlike altında. Şimdi
yine kadınlara büyük iş düşüyor. Bunun için de örgütlenmek gerekiyor. Kadınlar
size büyük iş düşüyor” dedi.
"ATATÜRK DEVRİMLERİNE KARŞI DEVRİM YAPILIYOR"
Günümüzde Atatürk’ün devrimlerine karşı devrim yapılmakta
olduğunun altını çizen 98 yaşındaki Çığ, 1931 yılında Eskişehir’de öğretmen
olarak çalıştığı belirterek, “Ne okullarda ne de çalışma arkadaşlarımız
arasında kız erkek ayrımı yoktu. Son derece medeni ilişkiler içinde bir arada
zaman geçirirdik. Balolara gidip eğlenirdik. Şimdi bu ayrımcılık nasıl çıktı
anlamıyorum. İlkokulu Çorum’da okudum. Kur’an kursuna gittik ama başımız
örtmedik. Cumhuriyetten evvel de kızların başı açıktı. Şimdi beş yaşındaki kız
çocuklarının bile başı kapatıldı. Atatürk’ün laiklik, kılık kıyafet, kadın
erkek eşitliği gibi yaptığı tüm devrimler karşı devrimlerle yıkılmak isteniyor.
Nasıl oldu da bu durumlara geldi anlamıyorum” dedi. Atatürk’ün Kur’an_ı Kerim’i
de Türkçe’ye çevirttiğini de hatırlatan İlmiye Çığ, “Atatürk gazetelerde dinin
ne iyi ne de kötü eleştirilmesine izin vermedi. Laikliği getirerek din ve
devlet işlerini birbirinden ayırdı. Ama bugün devlet kurumlarına başörtüsüyle
din sokuluyor. Fransa’da bile bir çocuk boynunda haçlı kolye ile okula gidemez.
Ama bizde okullara baş örtüsüyle kız çocukları gönderiliyor. Bu ayrımcılıktır.
Olanlara tepki göstermezsek Türkiye daha kötüye gidecek. Başbakanın, hükümetin
olumsuz tavrına tepki göstermek en tabii hakkınız. Mektuplar yazın, telgraflar
çekin. Korkmayın. Kürtaj için çıkarılan yasaya tepkiler gelince yeni
düzenlemeler yaptılar. Ben tepkimi, eleştirimi yazarak Başbakana, milletveerine
iletiyorum, siz de yapın” diye kadınları tepkilerini göstermeye davet
etti.
*
Çığ, topraklarımızın yabancılara satılmasını da eleştirerek,
izin verilmemesi gerektiğini, bu gidişle yabancıların bizi topraklarımızdan
kovabilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuzu söyledi.
SÜMERLER DE KADINLAR BUGÜNKÜNDEN DAHA ÖZGÜRDÜ
4 bin yıl önce yaşamış olan Sümerlerin çok medeni ve kadın
erkek eşitliğine dayalı bir yaşamları olduğunu vurgulayan Çığ, “Binlerce yıl
önce Sümer kadınları çok özgürdü. Çok tanrılı dinleri olmasına rağmen
evliliklerini tanrı için yapmazlar yani dini nikah yapmazlardı. Resmi nikah
kıyarlardı. Kadın erkek eşitti. Kadınların ticaretle uğraşıyordu. Miras kız
çocuklarına veriliyordu. Sümerlerde mabetlerde seks öğreten kadınlar vardı
diğer kadınlardan ayrılması için onlar başörtüsü takardı. Şimdi başörtüsü
takmaları için fakir ailelere paralar bağlandı. Böylece başörtüsü okullara
girdi. Başörtüsü Sümerlerden bu zamana nasıl geldi. İş çığırından çıktı”
diyerek tepkisini dile getirdi.
*
Öte yandan, Devlet
eski Bakanı Türk Kadınlar Konseyi Derneği (TKKD) Başkanı Işılay Saygın, Muazzez
İlmiye Çığ’ı İzmir’de konuk etmekten büyük onur duyduklarını kaydederek, kadın
kuruluşlarına büyük destek verdiği için Başkan Tartan’a teşekkür etti. Saygın,
“Bu destek olmazsa kadın kuruluşları, dernekleri ayakta kalamaz. Sivil toplum
kuruluşlarına her zaman yanında olan Başkan Tartan’a teşekkürler” dedi.
4 Aralık 2012 Salı
KKTC; "Kıbrıs Türk Kadınlar Konseyi"
Gençlerin Sosyal Uyum Bozuklukları konulu panel düzenlendi
KKTC, "Kıbrıs Türk Kadınlar Konseyi" Türkiye’de faaliyet gösteren "Kadın ve Gençlik Platformu Derneği" ile işbirliği içerisinde bir panel düzenledi
21/11/2012 - T.A.K.
Kıbrıs Türk Kadınlar Konseyi, Türkiye’de faaliyet gösteren
Kadın ve Gençlik Platformu Derneği ile işbirliği içerisinde “Gençlerin Sosyal
Uyum Bozuklukları” konulu bir panel düzenledi.
Paneli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi,
Meclis Başkanı Hasan Bozer’in eşi Sonay Bozer ve Başbakan İrsen Küçük’ün eşi
Gülün Küçük de izledi.
Panelin açılış konuşmasını yapan Kıbrıs Türk Kadınlar
Konseyi Başkanı Dr. Latife Birgen, sosyal uyum bozukluğunun sadece gençleri
değil aileleri de yakından ilgilendiren bir sorun olduğunu belirtti.
Kadın ve Gençlik Platformu Derneği Başkanı Profesör Doktor Rüveyde
Akbay ise konuşmasında gençlere çağrıda bulunarak toplantılara katılmalarını ve
problemlerini paylaşmalarını istedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Şerife Ünverdi de ülkenin
en önemli sorunlarından biri ile ilgili panel düzenledikleri için Kıbrıs Türk
Kadınlar Konseyi ile Kadın ve Gençlik Platformu Derneği yetkililerini tebrik
etti.
Bakanlık olarak gençlerin güvenli ve sağlıklı bir şekilde
gelişimlerini sağlamak için çalışmalar yürüttüklerini belirten Ünverdi, bu
konular ile ilgili birkaç merkez kurduklarını ifade etti.
Panelin konuşmacılarından Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları
Hastanesi, Gençlik ve Ergen Psikiyatristi Dr Rasiha Kandulu dikkat eksikliği,
hiperaktivite bozukluğu konusunda bir sunum yaptı.
Dr Kandulu’nun ardından söz alan Lefke Avrupa Üniversitesi
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof Dr Nilgün Sarp, Erkenlik dönem ile
ilgili katılımcılara bilgi verdi.
Panelde son olarak söz alan Ankara Üniversitesi Tıp
Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof Dr Abdülkadir Çevik de
“Gençlerin Sosyal Uyum Bozuklukları” konusunda bir konuşma yaptı.
19 Kasım 2012 Pazartesi
Aydın Şube'mizin Atatürk Etkinliğinde Erol Ertuğrul Konuşmacıydı
Türk Kadınlar Konseyi Derneği Aydın Şubesi'nin Atatürk
Etkinliğinde Erol Ertuğrul Konuşmacıydı
Türk Kadınlar Konseyi Derneği Aydın Şubesi üyesi Aydınlı
kadınlar, Atatürk'ün 74. ölüm yıldönümü ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle
düzenlenen yemekli etkinlikte biraraya geldiler. ADD Aydın Şubesi Kurucu
Onursal Başkanı ve Aydınlık Gazetesi köşe yazarı Avukat Erol Ertuğrul da
konuşmacı olarak katıldığı yemekte “Atatürk, Cumhuriyet ve Türk Kadını” konulu
bir konuşma yaptı.
Etkinliğin başlangıcında konuşan Türk Kadınlar Konseyi
Derneği Aydın Şubesi Başkanı Tülay Aydın, konuşmasında özetle şunları söyledi:
“Bugün aramızda çok değerli bir konuşmacı konuğumuz var.
Sayın Avukat Erol Ertuğrul, hepimizin tanıdığı, sevdiği saydığı bir dostumuz.
Onun Atatürkçü kimliğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Öncelikle Atatürkçü Düşünce
Derneği Kurucu Başkanı olduğunu, avukat olduğunu, aydın olduğunu, yazar
olduğunu çok iyi biliyoruz. Ama benim için çok daha özel bir yanı var, Sayın
Ertuğrul herşeyden önce mükemmel bir baba. Çünkü ben oğlunun öğretmeniyim.
Herşeyden önce, laik, sosyal hukuk devleti, Atatürk ilke ve
inkılaplarının sıkı takipçisi bir Cumhuriyet kadını olarak, Ulu Önder
Atatürk'ün önünde büyük bir saygıyla eğiliyorum. İyi ki bizim liderimiz
Atatürk'tür. Eğer Atatürk olmasaydı, bugün burada bu toplantıyı bile
yapamayacaktık.
Bizler gerçekten şanslı kadınlarız. Ulu Önder Atatürk,
birçok Avrupa ülkesinden önce Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanımıştır.
Türk kadını için demiştir ki, 'Ulusun kaynağı, toplumun dayanağı...' Ne mutlu
bizlere ki, böyle büyük bir devlet adamımız var, O'nun inkılapları var ve ne
mutlu bizlere ki, halâ onun dimdik savunucuları var. Bizler yaşadığımız sürece
Atatürk'ümüz yaşayacak, Cumhuriyet yaşayacak. Biz de özgür, çağdaş kadınlar
olarak elimizden geleni yapmaya çalışacağız.
Derneğimiz AB Kadınlar Konseyi'ne bağlı tek kadın
kuruluşudur. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu'na bağlıdır ve özellikle
Aydın şubemiz, eğitim ve sağlık alanındaki çalışmalarıyla öne çıkmıştır. Haydi
Kızlar Okula kampanyasının Aydın il temsilciliğini büyük bir başarıyla
yürütmüştür. Birçok genç kızımızı okullu yapmıştır. Bu ve benzeri birçok
çalışmalarımız var. Tabii bütün bunları yaparken siz değerli üyelerimizin
katkılarının bilincindeyiz. Hepinize bu katkılarınız için çok teşekkür ederim.
3 Ekim'de derneğimiz Dernekler Müdürlüğü'nce denetlenmiştir.
Bu denetlemeden yüzümüzün akıyla çıktık. 16 Ekim'de bu yıl ilk defa Türk
Kadınlar Konseyi Derneği Genel Merkezi'nce Manisa'da konsey zirvesi düzenlendi.
Bu gerçekten çok başarılı ve iyi bir çalışmaydı. Her yıl bir başka ilde yapılma
kararı alındı.”
Tülay Aydın, zirvede bu yıl için belirlenen ortak hedefler
arasında Gıda Güvenliği, Kadına Yönelik Şiddet konusunda Gelincik Projesi adı
altında genel merkez ve Ankara Barosu'nun ortaklaşa bir çalışması ile, Hayatın
Mucizesi Su, Yaşlı Dostu Türkiye, KAPOGEM (Kadınlar İçin Politika Geliştirme
Merkezi) ve Twin (İkiz) projelerinin bulunduğunu söyledi.
Başkan Aydın, ayrıca her yıl düzenli olarak burs vererek
okuttukları öğrencileri de hatırlatarak, bu öğrencilerin okuması için bu
burslara destek çağrısı yaptı.
Tülay Aydın'ın konuşmasının ardından, derneğe yeni katılan
üyelere rozetleri takıldı.
Rozet töreninin ardından, Avukat Erol Ertuğrul bir konuşma
yaptı. Ertuğrul, konuşmasının başlangıcında Başkan Tülay Aydın'a kendisi
hakkındaki sözlerinden dolayı teşekkür ederek, dernek üyeleri ile biraraya
gelmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi. Ertuğrul, konuşmasının ilk bölümünde
özetle şunları söyledi:
“Her yıl Cumhuriyet'imizin kuruluşunu kutluyoruz. Ata'mızı
her yıl 10 Kasım'da anıyoruz. Ama hiç bu yılki kadar görkemli, farklı anmadık.
Cumhuriyet'i bu yıl 89. yıldönümünde kutladığımız kadar coşkuyla, yürekten
kutlamadık. Ne demişti Sayın Başbakan Erdoğan? 'Ulusal bayramlarımızı tören
alanlarına sıkıştırmayalım, halkımız özgürce içinden geldiği gibi kutlasın'
demişti. Ama ben inanıyorum ki, O bunu söylerken ve ulusal bayramlarımızı
yasaklarken, kısıtlarken, anıtlara çelenk koymayı engellerken, bayraklarla
sokaklarda yürüyen insanlara basınçlı su, biber gazı sıkılırken, O umdu ki
insanlar korkacak, sinecek, alanlara çıkmayacak ve ulusal bayramlarımız onların
istediği gibi alanlarda sıkıştırılacak.
Ama öyle olmadı. 1 milyon kişi Ankara'da ilk Meclis'in
önünde toplandı ve polis barikatlarını yıkarak Anıtkabir'e yürüdü. Siyasal güç
Atatürk sevgisini, Cumhuriyet sevgisini engelleyemedi. Sonra ne oldu? 10
Kasım'da 1 milyonu aşkın kişi, o yağmura karşın, 2,5 saat ayakta, iliklerine
kadar ıslanarak, çocuklar, kadınlar, gençler, yaşlılar ve özürlüler Anıtkabir'e
aktılar.
Başbakan o gün Anıtkabir'e gelmedi. Türkiye Cumhuriyeti
kurulduğundan ve Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü yitirdiğimizden bu yana
ilk kez bir başbakan katılmadı anma törenine.” (Güçlü ÇEZİK) - [16-11-2012]
6 Kasım 2012 Salı
SIĞINMA EVİ YARARINA TİYATRO
ÇANKAYA SIĞINMA EVİ YARARINA TİYATRO OYUNU:
"ADIM KADIN"
Türk Kadınlar Konseyi Derneği (TKKD) Ankara Şubesi ve Ankara Girişimci Kadınlar
Derneği (AGİKAD) işbirliğiyle "Adım Kadın" adlı tiyatro oyunu,
Çankaya Sığınma Evi yararına Yılmaz Güney Sahnesi'nde sahnelendi.
ANKARA - (ANKA) - Türk Kadınlar Konseyi Derneği (TKKD)
Ankara Şubesi ve Ankara Girişimci Kadınlar Derneği (AGİKAD) işbirliğiyle
"Adım Kadın" adlı tiyatro oyunu, Çankaya Sığınma Evi yararına Yılmaz
Güney Sahnesi'nde sahnelendi.
TKKD (Türk Kadınlar Konseyi Derneği) Ankara Şube Başkanlığı ve AGİKAD (Ankara Girişimci Kadınlar Derneği) işbirliğiyle Devlet Tiyatrosu Oyuncusu ve Yönetmen Neşet Erdem ve AGİKAD Başkanı İnsaf Kılıç tarafından kaleme alınan "ADIM KADIN" adlı tiyatro oyunu, Çankaya Sığınma Evi yararına, Yılmaz Güney Sahnesi'nde sahnelendi.
TKKD (Türk Kadınlar Konseyi Derneği) Ankara Şube Başkanlığı ve AGİKAD (Ankara Girişimci Kadınlar Derneği) işbirliğiyle Devlet Tiyatrosu Oyuncusu ve Yönetmen Neşet Erdem ve AGİKAD Başkanı İnsaf Kılıç tarafından kaleme alınan "ADIM KADIN" adlı tiyatro oyunu, Çankaya Sığınma Evi yararına, Yılmaz Güney Sahnesi'nde sahnelendi.
Erdem'in çalıştırdığı amatör bir grup olan Simurg
Anka Tiyatro Grubu'nun sahnelediği oyunun, "kadına yönelik şiddete dikkat
çekmeyi" amaçlandığı belirtildi. Gecede, Sığınma Evi'nde kalan kadınların
ürettikleri bez bebeklerin tanıtımı ve satışı da yapıldı.
-"HERKES KENDİNE DÜŞEN SORUMLULUĞU İYİ YAPARSA ÇÖZÜLMEYECEK PROBLEM
YOK"-
AGİKAD Başkanı ve Simurg-Anka Tiyatro Grubu Kurucusu İnsaf Kılıç, ANKA'ya
yaptığı değerlendirmede, kadın sorunlarına daha fazla dikkat çekmek gerektiğini
belirterek, "Daha çok kadına el uzatmalıyız. Özellikle şiddete dikkat
çekmeliyiz. Asıl sorun, sığınma evinden çıktıktan sonra başlıyor. Evsiz,
parasız, sokakta kalıyorlar kadınlar. Proje, 2007 yılında ortaya çıktı.
Yönetmen Neşet Erdem'le birlikte kadınların sorunlarını kaleme aldık"
dedi.Yönetmen Erdem de, oyunda kadınların sorunlarını suistimal etmeden, sanatı kullanarak durumu daha kötü noktalara getirmeden, olması gerektiği dozda ve sadece insanları düşünmeye iten şekilde işlediklerini söyledi. Tiyatronun en önemli işlevinin, durumu ortaya koymak olduğunu vurgulayan Erdem, şöyle konuştu:
"Burada kanayan ciddi bir yara var ama bu yarayı maalesef kimse görmek istemiyor. Güya kabuk bağlıyor ama içindeki yara hep devam ediyor. Bizim bu oyunda vurguladığımız aslında bu. Burada bir şey çözülemez. Bu konular gündeme geldikçe, gündemde tutuldukça bu olayların daha çok üstüne gitmek mümkün olacaktır.
Siyasilerin de en azından daha kalıcı yasalar yapmaya, bu
insanların, mazlum olanların korunmasını sağlayacak imkânlar yaratmaya
çalışması lazım. Yoksa kişisel çözümlerle bu olmuyor. Biz sanatın penceresinden
bakıp oradan çözmek durumundayız, siyasetçi siyaset penceresinden bakıp
çözecek, hukuk da onun üzerinden bakacak. Herkes kendi üzerinden... Aydın,
entelektüel onun üzerinden bakacak. Herkes kendi üzerine düşen sorumluluğu
yerine getirirse, çözülmeyecek hiçbir problem yok gibi geliyor bana."
ZEREN ÜNAL
TÜRK KADINLAR KONSEYİ DERNEĞİ; ANKARA ŞUBE BAŞKANI
(ANKA), 05.11.2012 12:13 (AYÇ/ORH)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













